Menu
Geri İrəli

Türkiyə mediasında sumqayıtlı jurnalistin müsahibəsi dərc olunub: “Kendinizi Kandırıyorsunuz!”

Müəllif: sumqayitxeber.com • Tarix: 28 Yanvar 2017 • Baxış sayı: 163 dəfə • Şərh yoxdur

Hiç kuşkusuz Türk futbolunun en çok izlendiği ülkelerin başında Azerbaycan geliyor. Galatasaray’ın UEFA Kupasını kaldırdığı, Milli Takımın Dünya Kupası’nda bronz madalya kazandığı dönemden beri kardeş ülkede bu ilgi biraz daha arttı. Tabii Azerbaycan’da zaman zaman Türk teknik direktörlerin çalışması, oyuncuların forma giymesi de etkili oldu. Son dönemde Azerbaycan Milli Takımının Dünya Kupası Avrupa Elemeleri’nde başarılı sonuçlar alması, kulüp takımlarının Avrupa kupalarında beklentinin üzerine çıkması Türkiye için de Azerbaycan futbolunu cazip hale getirdi. Bu durumda Azeri meslektaşımızın Türk Futboluna dair düşüncelerini almak iyi olur diye düşündük ve Türk Futbolunu yakından takip eden Azeri Spor Yazarı Tural Memmedov ile bir söyleşi yaptık. 

FB_IMG_1485430451293

YILMAZ BEZGİN (YB) – Azerbaycan’dan bakınca Türk Futbolunu nasıl görüyorsunuz?

TURAL MEMMEDOV (TM) – Açıkçası Türk futbolunda kaos var. Aslında bu son dönemlerde meydana gelmiş bir şey değil. Başarıların olduğu dönemde dahi ülke futbolu sağlıklı bir gelişim süreci içinde değildi. Bugün bunun sıkıntıları yaşanmaktadır. Milli Takım ve kulüp bazında başarının gelmemesinin sebebi de gelişimin beklenen düzeyde olmaması.

 

YB – Türk Milli takımının Dünya kupası elemelerindeki sonuçlarını ve Rusya’daki finallere katılma şansını nasıl görüyorsunuz?

TM – Doğruyu söylemek gerekirse Dünya Kupası’na katılma şansınız çok az. Türkiye geri dönüşlerin takımıdır diye umutlar hâlâ devam ediyor ama hiç kolay değil. Avrupa Şampiyonası’nda yaşanan sıkıntılar da Milli Takımı az etkilemedi. Fatih Terim; Arda Turan, Burak Yılmaz, Selçuk İnan, Gökhan Gönül, Hakan Balta ve Caner Erkin’i Milli Takım kadrosuna dahil etmeyerek büyük bir riskin altına girdi ve çok ciddi bir sorumluluğu da üstlendi. Sonradan onlar da kadroya katıldı ama krizin iyi yönetilememesi bir gerçek. Keşke bu iş bir sorun yumağı olmak yerine daha erken çözülebilseydi. Eğer Terim “Kadroya almak gönlümü almak değildir. Bu karar içime sinmedi” diyorsa demek ki, henüz her şey geride kalmadı. Sebebin ne olduğunu söylemek zor ama Türkiye iyi futbol oynamıyor. Biraz kaba olacak ama yıllardır kendinizi kandırıyorsunuz bence. Her ne kadar ülkenin en iyi hocası olsa da Fatih Terim’in hala hamasetle konuşmasını, olmayan şeyleri var gibi göstermesini onaylamıyorum. Tabii bu konuda tek suçlu Terim değil, o ayrı.

 

YB – Peki Türk kulüplerinin Avrupa Ligi’ndeki şansını nasıl görüyorsunuz?

TM – Açık söylemem gerekirse, Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi’nde devam edememesini yadırgamadım. Son maça kadar yenilgisiz ilerlemesine rağmen grupta 3. olması doğaldı. Attığı goller genelde penaltı ve duran toptan veya defansın büyük hatası sonrası oldu. Kısacası genelde oyunu rakip sahaya yıkarak, büyük üstünlük kurarak gol atamıyordu. Avrupa Ligi’nde ise işleri biraz daha kolay olabilir. Aynı şey Fenerbahçe için de geçerli. Sarı-lacivertli ekibin de gidebildiği yere kadar gitmesi gerek. Osmanlıspor’a gelince, büyük çıkış yaparak dikkatleri üzerine çeken Mustafa Reşit Akçay’ın takımının gruptan çıkması zaten bir başarı öyküsü. Kulüp bazında Galatasaray’ın 15 yıl önce aldığı UEFA Kupası ve Süper Kupa dışında başarı yok. Galatasaray’ın başarısının yanına yaklaşan dahi yok. Aslında Avrupa Ligi’ne önem veren takımların sayısı çok azaldı. Böyle bir durumda Türk takımlarının bu kupayı kazanamaması çok garip.

 

YB – Size göre Avrupa kupalarında başarının gelmemesinin sebepleri neler?

TM – Şimdiye kadar kulüpler yabancı kısıtlamasını öne sürüyordu ama görüyoruz ki, 14 yabancılı sistemde de değişen fazla bir şey yok. Başarılı olduğunuz dönemde ise durum biraz farklıydı. Aslında Fatih Terim zamanında Olimpik Milli Takım serüveninin ardından çok başarılı bir A Milli Takım ekibi yakalamıştı. O ekip hem Galatasaray’da hem de Milli Takım’da çok başarılı işler yaptı. Aynı kadro Fatih Terim, Mustafa Denizli ve Şenol Güneş gibi Türk futbolunun en önemli üç teknik direktörünü ortaya çıkardı. Bu grubun içindeki oyuncular da çok karakterli adamlardı. Şimdi o altın jenerasyonu yakalamak mümkün görünmüyor.

 

“Ramil Sheydaev Milli Takım Tercihini Bizden Yana Kullanınca Rusya Matem Tuttu.”

trabzonsporda-ramilin-eksiklikleri-neler

YB – Biraz da Azerbaycan futbolundan bahsedelim. Konuya sezon başında Trabzonspor’a transfer olan Ramil Sheydaev’le başlayabiliriz

TM – Ramil Sheydaev daha çok genc. Trabzonspor’da forma şansı bulamaması da bununla ilgili. Sheydaev bizim Milli Takım’da yeni yeni oynamaya başladı. Ama çok yetenekli. Bence futbol aklı olan bir forvet oyuncusu ve forma şansı bulursa daha iyi olabilir. Ramil Sheydaev Milli Takım tercihini bizden yana kullanınca Ruslar matem tuttuğuna göre önemli oyuncu demektir ki, bunu kısa sürede sergilediği performansla da ortaya koydu. Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta, TRT STADYUM programında “Ramil Sheydaev’i tecrübe kazanması için bir takıma kiralayacaklarını” söyledi. Oynaması hem kendisi hem de Trabzonspor kulübü için hayırlı olacaktır. Geri döndüğünde daha hazır bir oyuncu olur. Açıkcası Türkiye’de “Azeri oyuncular Süper Lig seviyesinde değildir” düşüncesi var. Ama altını çizerek söylüyorum, şans bulursa Ramil bu öngörüyü tamamen yok edebilecek bir oyuncu.

16244174_1256005684486606_501415703_n  16295321_1256005831153258_10246891_n

YB – Hazır konu Azeri oyunculara gelmişken sizin futbolcular neden Türk takımlarının ilgisini çekmiyor?

TM – Aslında Azerbaycan’da iyi oyuncular var. Bu oyuncular Süper Lig ve bir alt lig’de forma şansı bulabilecek kalitede. Bence buradaki sorun Azerbaycan’ın bir futbol ülkesi olmamasından ve oyuncuların reklamının iyi yapılmamasından kaynaklanıyor. Mesela, Galatasaray PAOK’dan Garry Rodrigues’i transfer etti. Aynı Rodrigues Avrupa Ligi’nde Karabağ takımına karşı mücadele etti ve hiçbir varlık gösteremedi. PAOK her iki maçı kaybetti. Bu oyuncuyu yalnız o maçlarda izledim. İki karşılaşma üzerinden yorum yapmak her ne kadar doğru olmasa da bende iz bırakan bir performansı olmadı. Kötü oyuncudur demiyorum. Kötü olmadığını Galatasaray’la ilk maçta da gösterdi. Demem şu ki, eğer Galatasaray bu futbolcuyu kadrosuna katıyorsa bizim oyuncular da rahatlıkla Türkiye’de top oynar. Mesela Azerbaycan’ın milli kalecisi Kamran Ağayev, Portegiz ligi ekiplerinden Boavista’nın formasını giyiyor. Kayserispor’un Süper Lige çıktığı sezon bu takımdaydı. Daha sonra Karşıyaka’nın kalesini korudu. Bu kaleci Türkiye’deki çoğu kaleciden daha kaliteli ama Türkiye ligi’nde onunla ilgilenen yok. Buna Araz Abdullayev, Gara Garayev, Rahid Amirguliyev ve birkaç ismi daha katabiliriz.

TURKCELL SUPER LIGI'NDE TRABZONSPOR ILE GALATASARAY KARSILASTI. GALATASARAY TEKNIK DIREKTORU BULENT KORKMAZ FUTBOLCULARINI SIK SIK UYARDI. (ANADOLU AJANSI - BURAK ALTUNOZ) (20090315)

YB – Bildiğimiz kadarı ile Bülent Korkmaz Mersin İdman Yurdu’nda görev yaparken Gara Garayev’i takıma kazandırmak istemiş ama olmamıştı.

TM – Evet Bülent hoca Mersin’deyken Gara Gareyev’i ısrarla istiyordu. O dönem Bülent Korkmaz’ın yardımcısı olan Sabahettin Tekin’le de bu konuya bir çok kez konuşmuştuk. Azerbaycan’dan bir kaç oyuncu istiyorlardı ki bunlardan biri de Garayev’di. Ama hem Garayev’in Karabağ’dan daha iyi bir takıma gitmek istemesi, hem de Bülent Korkmaz’ın görevden ayrılması sonucunda transfer gerçekleşmedi.

Image processed by CodeCarvings Piczard ### FREE Community Edition ### on 2013-02-01 21:04:15Z | | Óÿÿÿÿÿÿÿÿÿ?|¿wf

YB – Kayserispor’un eski hocası Prosineçki’nin çalıştırdığı Azerbaycan Millî Takımı Dünya Kupası Avrupa Elemeleri’nde şuana kadar başarılı sonuçlar aldı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

TM – FIFA 2018 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri’nde 4 maçta 7 puan toplayan Azerbaycan, tarihinin en parlak dönemini yaşıyor. Milli takımın başarıları, Azerbaycanlıları sevince boğarken, futbol ülke gündeminde ve medyada daha fazla gündemde yer almaya başladı. Hatta ilk üç maç sonunda Azerbaycan Futbol Federasyonu (AFFA), sosyal paylaşım sitelerinde “Neden olmasın?” etiketiyle kampanya başlattı. Zor olacak ama hâlâ şansımız var ve sonuna kadar bu şansı kovalamak istiyoruz.

 

YB – Bilindiği gibi Azerbaycan Milli Takımı Teknik Direktörlüğü görevini sürdüren Robert Prosinecki ile Bursaspor ciddi şekilde ilgileniyordu. Hırvat hoca’nın sözleşmesi sürdüğü için Bursaspor takımına gidemedi. Bu konu hakkında eklemek istediğiniz bir şey var mı ?

TM – Prosinecki, Kayserispor teknik direktörüyken pozitif bir futbol adamı görüntüsü vermişti. Oynattığı oyun çok iyiydi. Ama temaslı futbolu sevmiyor. Topu oynatmayı tercih eden bir hoca. Oyuncu ilişkilerinde, özellikle gençlerle olan iletişiminde başarılı olması çok önemli. O dönemde Beşiktaş’ın gündemine gelmesi de onun başarılı olduğunun göstergesi. Bu yüzden Bursaspor’un Prosinecki ile ilgilenmesi çok doğaldı. Bursa ekibinin yöneticisi Yüksel Çolak ve kulüp menajeri Hüseyin Gedik birkaç gündür Bakü’de görüşme halindeydiler. Ama Azerbaycan Futbol Federasayonu yetkilileri hocayı bırakmak istemedi. Yani sözleşmesi bitene kadar burada kalacak. Zaten Azerbaycan adına her şey iyi giderken böyle bir değişime izin vermek kendi ayağına kurşun sıkmak gibi bir şey olurdu.

FB_IMG_1485430408150

YB – Geçmiş dönemlerde Azerbaycan Milli Takım forması altında birçok Türk asıllı oyuncu mücadele etti. En son bu sıraya Deniz Yılmaz katıldı. Bursaspor’lu oyuncu hakkında düşüncenizi merak ediyoruz.

TM – Öncelikle söylemem gereken şu ki eğer katkı sağlıyorlarsa Türk oyuncuların bizim Milli Takım formasını giymesine olumlu bakıyorum. Mesela Portekiz bunu, “Portekizce konuşanları yabancı saymam” diyerek aşmış durumda. Gerçi onlar bunu futbolcuların kulüp takımlarında yerli statüsünde oynaması için yapmış ama biz bunu Milli Takım için yapabilirdik. Deniz’e gelince şuan için bi rşey söylemek yanlış olur. Sadece bir maçta sonradan oyuna girdi. Bunun üzerinden değerlendirme yapılamaz.

“Hocaların Hepsi Mi Kötü? “

IMG-20170128-WA0000

YB – Azerbaycan Ligi’nde şimdiye kadar aralarında Mustafa Denizli, Oğuz Çetin, Güvenç Kurtar, Bülent Korkmaz gibi ünlü hocaların da olduğu 19 Türk teknik direktör çalıştı. Ama ortada tabiri caizse hatırı sayılır bir başarı yok. Sizce bunun nedeni neler olabilir?

TM – Azerbaycan’da çalışan hocaların hemen hepsi hakemlerden şikayetçiydi. Oyuncuların rekabet ortamını tam yaşamadıklarını, profesyonel bilinçten uzak olduklarını söylüyorlardı. Tabii ki, başarısızlık nedeni olarak bir tek bunları sayamayız. Muhakkak ki hocaların da hataları olmuş. Kimseden mucize beklenemez. Türkiye’ye gelen Dünya futboluna damgasını vurmuş, Dünya kupalarını havaya kaldırmış isimler başarısız oldular. Kimdi bunlar? Del Bosque, Aragones, Hiddink, Rıjkaard, Schuster, Löw, Tigana gibi değerli hocaların hepsi mi kötü? Kısacası başarı bir süreçtir ve planlamadır. Önemli olan bu planlamayı nasıl yaptığınızdır. Sanırım bu konuda da hatalar vardı.

 

YB – Sizi Türk futbolunu yakından takip eden ve Türk futbol camiası ile ilişkileri olan biri olarak biliyoruz. Türk futbol ailesi ile ilişkiniz nasıldır?

TM – Açıkçası Türk futboluna damga vurmuş bir çok isimle röportaj yaptım. Bülent Korkmaz, Hikmet Karaman, Güvenç Kurtar, Rasim Kara, Ergün Penbe, Oğuz Çetin, Hakan Ünsal, Ayhan Akman ve daha bir çok isim sayabilirim. Hiçbiri ile sorun yaşamadım. Ama bunların arasında en iyi anlaştığım Ergün Penbe oldu. Onun karakteri çok daha farklı. Anlaşamadıklarıma gelince, Mustafa Denizli, Hasan Şaş, Oktay Derelioğlu, Okan Buruk, Ahmet Dursun, Arif Erdem, Gökhan Zan gibi isimlerle bir türlü yıldızımız barışmadı diyebilirim. Türk futbol ailesi ile ilişkilerim genel olarak iyidir. Spor yazarlarından kimseyle sorun yaşamadım. Hatta bazıları bana birçok konuda yardım da etti. Mesela Atilla Türker bana en fazla yardımcı olan spor yazarıdır. Bunun dışında Gürcan Bilgiç’i de söyleyebilirim. Birçok spor yazarı ile de röportaj yaptım. Ahmet Çakır, Gürcan Bilgiç, Oğuz Dizer, Barış Ertül, Yalçın Türk bunlardan sadece birkaçı.

 

YB – Türkiye’de kimlerle röportaj yapmayı hayal ediyorsunuz?

TM – Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim’i kesinlikle ilk sıraya yazabilirim. Bunun dışında Sergen Yalçın, Arda Turan, Burak Yılmaz, Selçuk İnan gibi isimleri de söyleyebilirim.

 

Röportör : Yılmaz Bezgin

Editör : Müge Hatice Yönter

Facebook Şərhləndirmə:

Şərhinizi yazın